Sıcak yaz günlerinin geride kalması ve havaların gitgide daha da soğumasıyla birlikte dikkat edilmediği takdirde hastalığa yakalanmak kaçınılmaz olmaktadır. Diğer yandan insan vücudunun bu sıcaklık değişimlerine adapte olması zaman alması nezle, farenjit, sinüzit gibi solunum yolu hastalıklarının ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Uzmanların bu tür kış hastalıklarından korunma yöntemlerine kulak asmakta fayda vardır.
Solunum yolu enfeksiyonlarına özellikle çocuklar, yaşlılar ve gebeler daha sık karşı karşıya kalmaktadır. Bu grup arasında yer alan kişilerin kış aylarına girmeden aşı olması hastalığın görülme riskini neredeyse hiç düzeyine inecek kadar azaltmaktadır. Aşırı yorgunluk, sigara ve alkol tüketimi, dengesiz beslenme, bağışıklık sistemini zayıflatan ilaçların kullanımı ve alerjik yapı gibi kronikleşebilen rahatsızlıklar ise kış hastalıklarının riskini daha da artırmaktadır.

Solunum sistemi enfeksiyonların çoğu virüslerle gelişir ve antibiyotik ile tedavi edilememektedir. İstirahat edilmesi, bol sıvı tüketilmesi, gargara pastil gibi belirtileri gidermeye yönelik ilaçların kullanımı hastalıkların süresini kısaltmaktadır. Özellikle en çok görülen grip, ateş, yoğun kas ağrıları, halsizlik ve boğaz ağrısı gibi belirtileri ortaya çıkartıp kişilerin sağlığında olumsuz yönde etkiler bırakmaktadır. Günümüzde kullanım sıklığı artan ve olumlu sonuçlar doğuran grip aşısının yapılmasını gerçekleştiren bireylerin daha sağlıklı bir kış geçildiği görülmektedir. Grip kadar bir diğer sıklıkla görülen zatürrede ise pnömokok aşısı bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde rol almaktadır.
Kış mevsimlerinde bağışıklık sistemini daha da kuvvetlendirmek için yeterli ve dengeli beslenilmeli, meyve ve sebze tüketmeye özen göstermeli A,C ve E vitaminlerinden bolca alınmalıdır. Vücudun bu şekilde vitamin ve mineral dengesinin sağlanması ek takviye de gerektirmemiş olmaktadır. Diğer yandan hava koşullarına göre giyinmek, toplum içinde bulunmanın ardından ellerin yıkanması gibi basit önlemler de hastalıklardan korunmayı sağlayacaktır.